What Breaks Your Heart?

Author
Maria Shriver
784 words, 29K views, 22 comments

Image of the WeekKALBİNİ NE KIRIYOR?

Kalbini ne kırıyor? Ruhun neyin özlemini çekiyor? Ve bu iki soru şu anki hayat tarzınla ilgili neler söylüyor?

Bu soruyu seviyorum çünkü tutkularım ve hayat amacım hakkında bana yeni bir bakış açısı veriyor. Bugün sizinle bu soruyu paylaşmak istedim çünkü inanıyorum ki bu konu hepimizi ilgilendiriyor. Ve biliyorum ki sorunun cevabı hepimizin derinlerinde bir yerlerde yatıyor.

Şuna içtenlikle inanıyorum ki her birimiz insanlığı bir adım daha öteye taşımak için buradayız. Ve şuna içtenlikle inanıyorum ki tek tek her birimiz diğerlerine katkıda bulunma, hizmet etme ve hayatını anlamlı bir şekilde yaşama özlemini çekiyor.

“Seni ne incitiyor?” sorusu ruhlarımızın özlem duyduğu şeye ve hayat amacımıza ve hayallerimize yaklaşmamıza yardımcı olabilecek en faydalı sorulardan biri. Ama bence bu soruyu cevaplamadan önce ilk olarak halihazırda incinmiş olduğunuzu fark etmeniz gerekir.

Bana göre insanlar çoğunlukla kalp kırıklığının sevilen birinden ayrıldığımızda ya da onu kaybettiğimizde yaşadığını düşünür. Elbette bu doğrudur fakat kalp aynı zamanda sizin değer verdiğiniz şey toplum, aile ve diğerleri tarafından değer görmediği zaman da kırılır.

Örneğin annemin kalbi toplumun zihinsel engellilere nasıl muamele ettiğini gördüğünde acımıştı böylece Özel Olympics’i kurdu. Babamın kalbini kıran şeylerden biri fakirlikti-hem maddi hem de manevi-böylece Fakirlikle Savaş’ı kurdu. Kızımın kalbini kıran şey hayvanların işkence edilip yolun kenarına atılması, bu yüzden “Maverick ve Ben” adlı bir kitap yazdı. Diğer kızımın kalbini kıran şey ruh sağlığı konusunda sorun yaşayanlara insanların ne kadar da duyarsız oldukları, bu yüzden bu meseleleri gündeme getiren yazılar yazıyor ve liste böylece uzayıp gidiyor.

Günümüzde benim kalbimi kıran birçok şey var. Alzheimer’a hala bir çare bulunamadığı için üzülüyorum. Birçok insanın saatlerce zor şartlar altında çalışıp emeklerinin karşılığını alamamasına üzülüyorum. Hukuk sisteminin adaletsizliğine üzülüyorum. Taciz gören kadınların çok uzun süre susmak zorunda kalmalarına üzülüyorum.

Fakat şu anda kalbimi gerçekten de kıran şey ne kadar da birbirimizden ayrı düştüğümüz. Birbirimize karşı ne kadar da kırıcı olduğumuz. Birbirimizi ne kadar da eleştirdiğimiz. Birbirimizi nasıl da yargıladığımız ve nasıl da öfke ile dolu olduğumuz. Ve hepimizin nasıl da yalnız göründüğü.

Fakat beni en çok etkileyen şey hepimizin aynı şeyin hasretini çektiğimize olan derinden inancım. Hepimiz kabul görmek, görülmek, duyulmak, anlaşılmak ve bizi birleştiren bir alana davet almak istiyoruz.

İnanıyorum ki bu alan hayalperestlerle ve kaşiflerle dolu açık bir alan. Öğretmenlerle, doktorlarla, annelerle, babalarla, genciyle, yaşlısıyla dolu dolu bir alan.
Kalbimi kıran şey aslında aynı zamanda onu ateşliyor ve dolduruyor. Farklılıklarımıza kıyasla benzerliklerimizin daha fazla olduğuna inanmam. Ayrılıktan ziyade bir arada olmanın özlemini çektiğimize inanmam. Ağrılarımızla, acılarımızla, kalp kırıklıklarımızla bir araya gelip şifa bulma özlemini çektiğimize inanmam.

Günümüzde çoğumuzun hissettiği öfkenin yersiz olduğunu söylemiyorum. Yine de öfkemizi eyleme yönlendirelim ve hayat amacımızı ateşlemesine izin verelim. Yaralı şifacılar olarak bir araya geldiğimizi ve bizi ayıran çatlakları onardığımızı hayal ediyorum.
İşte bunlar benim kalbimi kıranlar, peki ya senin kalbini ne kırıyor? Bilmek isterim.

Maria Shriver
 

by Maria Shriver, excerpted from here.


Add Your Reflection

22 Past Reflections