Who Do We Choose To Be?


Image of the WeekKim Olmayı Seçiyoruz?

Güçlü olan her zaman statükoyu savunur çünkü güçlerinin ve imtiyazlarının kaynağı statükodur. Diğerlerine fayda sağlayacak herhangi bir değişim onların pozisyonlarını yok edecektir. Savunmayı umursadıkları tek şey kendi pozisyonlarıdır.

Büyük sistemlerde liderliği değiştirmeye odaklanmış hayat boyu bir aktivist ve aynı zamanda hala bu büyük sistemlerin içinde bulunan bir danışman ve arkadaş olarak seneler önce büyük çaplı değişimin mümkün olmadığını fark ettim. Liderler kontrol için birbirleriyle yarışırken krizlere sistematik bir şekilde yaklaşmak yerine fazla tepki veriyorlardı ve insanlara insan gibi değil ‘birim’ gibi davranıyorlardı. Fakat sıradışı liderlerle de tanıştım ve çalıştım. Bu liderler hala iyi işlerin yapıldığı aklıselim adalar yaratıyorlar ve burada insanlar kaotik şartların, şiddetli karşıtlıkların, kalp kıran yenilgilerin, destek eksikliğinin, soyutlanmanın, yalnızlığın ve kötülemelerin ortasında yine de sağlıklı ilişkilerin tadını çıkarıyordu. Diğer çoğu liderin pes ederek çekip gittiği şartlar altında onlarla birlikteydim ve bu liderler yine de yolda yürümeye devam etmişlerdi. [...]

Yıllar önce geri döndürülemez küresel problemlerin ve dejenere olan liderliğin karşısında karşılaştığım her lidere şu sorularla meydan okumaya başladım: Bu kez kim olmayı seçiyorsun? Sahip olduğun herhangi bir gücü ve etkiyi, üretmek, yaratmak ve azmetmek üzerine kurulu ve bu değerleri çağıran aklıselim adalar yaratmak için kullanmaya istekli misin?

Şimdi sana soruyorum.


Tefekkür soruları: Büyük ölçekli değişimin mümkün olmadığı fikriyle nasıl bir bağ kuruyorsun? Aklıselim bir ada yaratılmasına yardımcı olan sıradışı bir kişisel liderlik öyküsü paylaşabilir misin? Kendi aklıselim adanı yaratmana neler yardımcı oluyor?
 

Excerpted from Margaret Wheatley's book Who do we choose to be?


Add Your Reflection

10 Past Reflections